TRAKYA TURU, Tekirdağ, Şehitlik, Edirne, Kırklareli, İğneada, Kıyıköy, Karaburun, 9/13 Kasım, 4 Gece

 

TRAKYA TURU (Çanakkale Şehitlik Dâhil)

9/13 Kasım 2022

4 Gece 5 Gün, 4 Gece Otel Konaklama

Tekirdağ, Çanakkale Şehitlik, Edirne, Kırklareli, Kıyıköy, İğneada, Karaburun

 

Trakya Şehirlerinin Kalbine Keyifli Bir Yolculuk…

Onlar Asla Geri Dönmeyi Düşünmediler…

 

    

  

06:00 Kadıköy Evlendirme Dairesi Otoparkı Önü
06:15 Mecidiyeköy Trump Tovers Önü

06:45 Bakırköy İncirli Ömür Tesisleri önünden gruba özel araç ile hareket

 

PROGRAM

1. Gün: İstanbul, Tekirdağ, Çanakkale Şehitlik, Eceabat

Değerli misafirlerimiz, belirtilen saat ve noktadan gezimize katılan konuklarımız ile Sumertur otobüs içi ikramları eşliğinde, yol üzerinde dinlenme tesisinde alacağımız ekstra kahvaltı sonrasında, Silivri, Marmara Ereğlisi güzergâhını takip ederek “Üç Kemaller Diyarı” Tekirdağ’a varıyoruz. Tekirdağ’da ilk olarak Tekirdağ Limanını geziyoruz. Sonrasında Tekirdağ Kent Müzesini görüp, Kanuni Sultan Süleyman’ın damadı ve Sadrazamı Rüstem Paşa’ya yaptırdığı, Mimar Sinan Eseri Rüstem Paşa Camii’ni geziyoruz. Vatan Şairi Namık Kemal Evi ve Müzesi’ni gördükten sonra verilen serbest zaman ve yemek molasının ardından Şehitlik gezimiz için Eceabat’a hareket ediyoruz. 1914 yılında başlayan, 253.000 askerimizin şehit ve zayi olduğu Çanakkale Savaşı’nın izlerini görmeye başlıyoruz. İlk durak noktamız yarımadadaki en büyük anıtımız olan Çanakkale Şehitler Abidemizdir. Abide ziyaretimizin ardından eski adı Kitre olan Alçıtepe Köyünden geçerek Çanakkale Savaşları sırasında kahramanlıkları destanlaşan ve tümü ile şehit olan 57. Piyade Alayı şehitlerimizin anısına T.C Kültür Bakanlığınca 1994 yılında yapılan 57. Alay Şehitliğini ziyaret ediyoruz. Ardından Conk Bayırına çıkıyor ve oradan panoramik olarak Ege Denizini ve Anafartalar Ovasını görme imkânı buluyoruz. Aynı zamanda Conk Bayırında Mustafa Kemal’in saatinin kırıldığı yeri de görüyoruz. Şehitlik gezimizin ardından otelimize hareket. Konaklama ECEABAT

Sabah Kahvaltısı: Sabah saatlerinde yol üzerinde bir konaklama tesisinde ekstra olarak alınacaktır. 
Öğle Yemeği: Serbest zamanda rehberimizin tavsiyesi ile ekstra olarak yöresel lezzetlerin tadına bakabilirsiniz.
Akşam Yemeği: Otelimizde alınacak olup, tur ücretine dahildir.

 

2. Gün: Eceabat, Uzunköprü, Babaeski, Lüleburgaz, Edirne

Değerli misafirlerimiz, otelimizde alacağımız açık büfe sabah kahvaltısı sonrasında Uzunköprü’ye hareket ediyoruz. Uzunköprü'de, çok anlamlı bir anıt var. Buna halkımız ‘’Hürriyet Anıtı ve Çeşmesi’’ demektedir. Tarihi Uzun Köprü’nün kent kısmı tarafında kalan Hürriyet Anıtı ve Çeşmesi Türk demokrasi tarihinin dönüm noktalarından olan II. Meşrutiyetin ilan edilmesi anısına yapılmış bir anıttır. Bu büyük olayın anısının bir ifadesi olarak Osmanlı aydınlarından o dönemin Uzunköprü kaymakamı Müfit Mahzar Kansu ile Belediye Başkanı Hafız İsmail Yayalar öncülüğü ile 11 Aralık 1908 de köprünün ilçeye bakan sol başına dikilmiştir. Yüksekliği 6 m’dir. Dört tableti bulunan anıtta ‘’Hürriyet, Adalet, Eşitlik ve Kardeşlik’’ ifadeleri anlatılır. Yapılan araştırmalarda, Türkiye'de demokrasiye geçişi sembolize eden böyle bir anıtın, o dönemde, Uzunköprü dışında başka bir yerde bulunmadığı tespit edilmiştir. Şehre adını veren Uzun Köprü, Ergene Nehri üzerinde, Anadolu ile Balkanları birbirine bağlayan tek köprü ve dünyanın en uzun taş köprüsü olma özelliğini taşıyan tarihi köprüdür. Köprü, Edirne'nin Uzunköprü ilçesine ismini vermiştir. Uzun Köprü, 1426-1443 yılında Osmanlı Padişahı II. Murat tarafından, dönemin baş mimarı Müslihiddin'e yaptırıldı. Köprünün yapımında baş mimar Usta Muslihiddin ile Mimar Mehmet birlikte çalıştı. 1.392 metre uzunluğunda, 6,80 metre genişliğindeki köprünün 174 kemeri vardır. Uzunköprü gezimizden sonra Babaeski’ye gidiyoruz, Cedit Ali Paşa Camii ile Babaeski Köprüsü ve Alpullu (Sinanlı) Köprülerini gördükten sonra Lüleburgaz’a hareket ediyoruz. Sokullu Mehmet Paşa Camii ve Şadırvanı gibi önemli sanat eserlerini görerek tarihi Çınaraltı'nda akşam çaylarımızı içip Edirne’deki otelimize hareket ediyoruz.  Akşam yemeği ve konaklama otelimizde. Konaklama EDİRNE

Sabah Kahvaltısı: Sabah saatlerinde yol üzerinde bir konaklama tesisinde ekstra olarak alınacaktır. 
Öğle Yemeği: Serbest zamanda rehberimizin tavsiyesi ile ekstra olarak yöresel lezzetlerin tadına bakabilirsiniz.
Akşam Yemeği: Otelimizde alınacak olup, tur ücretine dahildir.

 

3. Gün: Edirne, II. Bayezid Külliyesi ve Darüşşifa, Sarayiçi, Selimiye Camii, Üç Şerefeli Cami, Kırkpınar, Karaağaç, Lozan Anıtı   

Değerli misafirlerimiz, otelimizde alacağımız açık büfe sabah kahvaltısı sonrasında 100 yıla yakın Osmanlı’ya başkentlik yapmış olan ve dört bir yanı Osmanlı eserleriyle dolu sınır kenti Edirne gezimize başlıyoruz. İlk durağımız tarihi II. Bayezid Külliyesi, İkinci Osmanlı başkenti konumundaki Edirne'yi darüşşifaya kavuşturmak amacıyla Sultan II. Bayezid tarafından 1484-1488 yıllarında Mimar Hayreddin'e yaptırılmıştır.  O dönemde darüşşifa olarak yaptırılan ve dünyada eşi bulunmayan bu külliye günümüzde Sağlık Müzesi olarak ziyaret edilmektedir. Geniş bir alan üzerine inşa edilen külliye; cami, imaret, mutfak, erzak ambarı, medrese, dârüşşifâ, değirmen, köprü ve hamamdan oluşmaktadır. 16. yy da su sesi, müzik ve güzel kokularla akıl hastalarının tedavi edildiği ve 2004 yılında Avrupa Konseyi tarafından Avrupa Müze Ödülüne sahip II. Beyazıt Külliyesi ve Camisi gezimizden sonra Sarayiçi’ne gidip Kırkpınar güreşlerinin yapıldığı alanı geziyoruz. Sonrasında Mimar Sinan Eseri olan Adalet Kasrı ve ilk olarak 26 Mart 1913 Balkan Savaşı sırasında, Edirne’yi kahramanca savunan Şükrü Paşa ve Savaşın Şehitleri anısına savunma mevzilerinden biri olan Kıyık Tabya’daki Şükrü Paşa Anıtı ve Balkan Savaşı Müzesi’ni geziyoruz. Burada aynı zamanda Edirne’nin 104 metre yüksekliğiyle en yüksek tepesi olan Buçuktepe’yi görüyoruz. Eşi benzeri olmayan, Mimar Sinan’ın “Ustalık eserim” diye nitelendirdiği Selimiye Camii ve Arastası (Kavaflar Çarşısı), kapısıyla ünlü Üç Şerefeli Cami, yazılarıyla ünlü Eski Camii (Ulu Camii) gezimizin ardından Bir dönem İttihat ve Terraki Cemiyetinin gizli toplantılarını yapmak için kullandığı Hafızağa Konağı ziyareti sonrası Meriç Nehri kıyısına gidip, Meriç Nehri manzarası eşliğinde öğlen yemeğimizi alıyoruz. Tunca Nehri ve Köprüsü, Meriç Nehri ve Meriç Köprülerini (Abdülmecit, Yeni Köprü) görerek 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşmasıyla Yunanistan’ın savaş tazminatı olarak Türkiye’ye verdiği Karaağaç Semtine doğru yol alıyoruz. Yol üzerindeki Jandarma şehitliğini ziyaret ettikten sonra Yunanistan sınır kapısı olan Pazarkuleyi görüp, günümüzde Trakya Üniversitesinin rektörlüğü olarak kullanılan Eski tren istasyonuna gidiyoruz. Lozan’da elde edilen diplomatik zaferi ve Dünya barışını sembolize eden Lozan Anıtı, ayrıca yanındaki Lozan Anlaşması ile ilgili belge, fotoğraf ve kitap sergisinin gezilmesinin ardından Tarihi Alipaşa Çarşısı’na (Kapalı Çarşı) gidiyoruz. Kapalı çarşı gezimizin ardından Edirne'nin ünlü Edirne Peyniri, Deva-i Misk Tatlısı, Badem Ezmesi, Aynalı Gelin Süpürgesi, Yöresel Meyve Sabunları alma fırsatı için alışveriş ve serbest zaman veriyoruz. Serbest zamanımızın ardından otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde. Konaklama EDİRNE

Dileyen Misafirlerimiz ile Roman Gecesi Eğlencesi yaşıyoruz. (Ekstra)

Sabah Kahvaltısı: Otelimizde açık büfe olarak alınacak olup tur ücretine dahildir.
Öğle Yemeği: Serbest zamanda ekstra olarak yöresel lezzetlerin tadına bakabilirsiniz. (Rehberimizin tavsiyesi meşhur yaprak Edirne Ciğeri)
Akşam Yemeği: Otelimizde alınacak olup, tur ücretine dahildir.
 

4. Gün: Kırklareli, Dupnisa Mağarası, İğneada, Beğendik Köyü (Bulgaristan sınırı), Fransız Feneri, Sislioba Orman Köyü, Longoz Ormanları, Mert Gölü

Değerli misafirlerimiz, otelimizde alınan açık büfe sabah kahvaltısı sonrasında Kırklareli’ne hareket ediyoruz. Gezimize Büyük Cami (Hızır Bey), hamam, çeşme ve arasta (bedesten), Beyazıt Camii, Kırklareli Müzesi ile devam ediyoruz. Atatürk Evi, Ali Rıza Efendi Kültür Evi ve Yayla Mahallesi Tarihi Evleri göreceğimiz yerler arasında bulunuyor. Gezilerimizin ardından İğneada turumuz için, Karadeniz'in topraklarımızdaki sıfır noktasına doğru yola koyuluyoruz. Yolculuğumuzun büyük bir bölümü doğa içerisinde devam edecek ve ilk durağımız olan Demirköy’deki Dupnisa (İblisima) Mağarası’na varacağız. Mağara sistemi, Istranca Dağları'nın derin vadilerle yarıldığı Demirköy ilçesine bağlı Sarpdere Köyü yakınlarında bulunuyor. İkinci Jeolojik Zaman'a ait, yaklaşık 180 milyon yıl önce oluşmuş mermerler içerisinde gelişen mağaralar, birbirine bağlı iki kat ve üç mağaradan oluşuyor. İçinden dere geçen, 3 km’den uzun galerisiyle, görülmeye değer güzellikteki el değmemiş sarkıt ve dikitleriyle ünlü Dupnisa Mağarası, yeraltı sisteminden doğan Rezve deresi ile Türk-Bulgar sınırını oluşturmaktadır. Dupnisa Mağarası gezimizden sonra, İğneada plajda balık menü öğle yemeğimizi alıp çay ve kahvelerimizi yudumlayıp, Beğendik Köyü’ne gidiyoruz. Bulgaristan'ın şirin Rezovo köyü ve ahalisi işte karşınızda. Bir el sallama mesafesi kadar uzaklarındayız, komşuyuz. Eminiz, İğneada turunda en güzel fotoğraf karelerini burada yakalayacaksınız. Buradan ayrılarak Limanköy’e gidiyoruz. 1866 yılından beri bir uçurumun tepesinde dimdik ayakta duran, Fransız deniz fenerini göreceğiz. Dünya'nın ender eko sistemlerinden olan İğneada Longoz Ormanları ve göllerine gidiyoruz. Longoz Ormanları; Karadeniz sahili boyunca Yıldız (Istranca) Dağlarından, Karadeniz’e doğru akan dereler, denize ulaşmadan göllerde ve bu göllerin bataklık alanlarında son bulur. Ancak önlerindeki kumul barikat nedeniyle denizle irtibatları kesilen göl ve bataklıklar, ilkbaharda fazla gelen sularla şişerek geriye doğru taşar ve düz araziyi kaplarlar. Bu taşkın alanlar Longoz (su basar) alanlarını ve birbirinden farklı deniz, göl ve orman eko sistemlerini oluştururlar. Her mevsimde taban suyu seviyesi oldukça yüksek, organik madde bakımından zengin olan bu asidik topraklar, üzerinde gelişen ormanları tropikal ormanlara benzer bir şekilde süsleyerek, biyolojik zenginliği artırmaktadır. Longozlar sonrasında, Orman köyü Sislioba’ya gidip, köy kahvesinde çay ve kahvelerimizi yudumlayıp, yöresel köy ürünleri alışverişimizi yapıyoruz. Keyif dolu İğneada turumuzu tamamlayıp otelimize geçiyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde. Konaklama KIRKLARELİ

Sabah Kahvaltısı: Otelimizde alınacak olup, tur ücretine dahildir. 
Öğle Yemeği: Serbest zamanda ekstra olarak alınacaktır. (Rehberimizin tavsiyesi İğneada’da mevsim balık menü)

Akşam Yemeği: Otelimizde alınacak olup, tur ücretine dahildir.

 

5. Gün: Kırklareli, Kıyıköy, Vize, Saray, Karaburun, İstanbul

Değerli misafirlerimiz, otelimizde alınan açık büfe sabah kahvaltısı sonrasında, doğal güzellikleri, tarihi ve kültürel değerleriyle bizi karşılayacak olan Karadeniz kasabası Kıyıköy’e hareket ediyoruz. Yolumuz üzerinde bulunan Poyralı Köyü’nde mola verip Trakya bölgesinin etnik dokusunu yansıtan Poyralı Kültür Evi’ni ziyaret ediyoruz. Meşhur pekmez ve odun ekmeği alınabiliriz. Vize ilçesinde bulunan tarihi Ayasofya Kilisesi’ni gördükten sonra Kıyıköy’e varıyoruz. Kıyıköy, doğal güzellikleriyle öne çıkmış bir sahil kasabasıdır. Karadeniz kıyısındaki bu kasabanın etrafı ormanlarla çevrili olup Pabuçdere ve Kazandere dereleri de Karadeniz'e bu kasabadan dökülmektedir. Yöre halkının geçim kaynağı balıkçılık ve ormancılıktır. Kıyıköy gezimize Kastro doğal oluşumları ile başlıyoruz. İlk olarak denizcilerin koruyucusu olduğuna inanılan Aziz Nikola'ya adanmış, aslında pagan izleri de taşıyan bir erken dönem Bizans manastırını gezeceğiz. Yekpare bir kayaya oyulmuş bu manastırdan ayrılarak, yürüyüşe devam edecek ve yol üzerindeki Papuçdere'nin floara ve faunasına yakından tanıklık edeceğiz. Fotoğraf meraklılarına burada yeterince zaman tanıyacak ve bölgeyi yukarıdan göreceğimiz bir noktaya, Şahin tepesine çıkacağız. Kıyıköy gezimizden sonra yine bir Karadeniz Sahil kasabası olan Karaburun'a doğru yola çıkıyoruz. Durusu Doğal Yaşam Müzesi'ni ziyaret ediyoruz. Dünya'nın her köşesinden getirilmiş hayvanların sergilendiği müze gezimizin ardından Terkos Gölü, Fener gezilerimizi yapıp, Gizlibahçe'ye geçerek, Karadeniz'in hırçın ama bir o kadarda davetkar dalgaları manzarasında öğle yemeği balık menümüzü alıyoruz. Öğle yemeğinden sonra Yeniköy Aşıklar Tepesi'ne gidip çaylarımızı ve kahvelerimizi yudumluyoruz. Gezilerimiz sonrasında, İstanbul'un yanı başında bulunan bu muhteşem yerlerden ayrılmak istemesek te dönüş yolculuğumuza geçiyoruz. İstanbul’a varışta sizleri aldığımız noktalara bırakarak bir sonraki Sumertur organizasyonunda buluşmak dileğiyle sizlere veda ediyoruz.

Sabah Kahvaltısı: Otelimizde alınacak olup, tur ücretine dahildir. 
Öğle Yemeği: Serbest zamanda ekstra olarak alınacaktır. (Rehberimizin tavsiyesi Karaburun’da mevsim balık menü)

Akşam Yemeği: Dönüş yolu üzerinde tesiste eksra olarak alınacaktır.

 

            Ücrete Dâhil Olan Hizmetler

 

            Ücrete Dâhil Olmayan Hizmetler

 

TUR ÜCRETİ: 3 999 TL

Tek kişilik oda farkı: 945 TL